Merhaba…
1000 günlük blog maratonumun 126. günündeyim. Her gün yeni bir konu bulmak gerçekten çok zor, her gün yazmak çok zor, konsantre olmak çok zor.
Bir kere yaşamak çok zor, her şeye rağmen yaşayabilmek…
Blog yazmanın bana ne faydası var diye soruyorum, bir kere benim için bir bağımlılık oldu, her gün yazmak istiyorum hatta bir yazıdan çok yazmak istiyorum. Bu yazılar kendimi ifade etme yeteneğimi geliştirdiği gibi aynı zamanda kelime hazineme de katkı sunuyor. Yazmak için araştırıyorum ve öğreniyorum, öğrenmek zorundayım, yoksa yazamam.
Bu sayfaya yazdıklarımın birçoğunu sırf buraya yazabilmek için okuyorum ve öğreniyorum, öğrendiklerimi paylaşmak çok güzel.
Aile çevremde ya da sosyal çevremde buraya yazdıklarımı okuyan ya da önemseyen kimse yok, buraya yazdıklarımı okuyanların neredeyse tamamı ile hiç tanışmadım diyebilirim. Instagram hikayeleri, Twitter TT listesi gibi haber kaynakları önemli olsalar da bizi bilgi ile donatmazlar, o an ne varsa, kim ne yapıyorsa öğreniriz, geçer ve gider.
Benim blog yazılarım da öyle, okuyup öğrenebilirsiniz ama benim asıl amacım benden öğrenmeniz değil, kitaplardan öğrenmeniz.
Size bir tavsiye, Byung Chul Han isimli yazarın tüm Türkçe kitaplarını okuyun lütfen. Hepsi çok ince kitaplar, lütfen okuyun.
Okuyun lütfen…
